Gel zaman git zaman Franco, Milan savunmasına yetenekleriyle zenginlik katınca değişilmez bir oyuncu olur çıkar. Tüm kariyerini Mian’da bitirir. Abisi biraz gölgede kalır.
Savunmaya zenginlik katmaktan bahsederken başlıktaki 2. Modern Savunmacı Devrimi derken neyi kastettiğimize de yavaş yavaş gelelim. İlk devrimi İmparator Beckenbauer yapmıştır. Modern libero gösterisini dünyaya oynayan ilk adamdır. Çünkü bundan öncekiler sadece kesici görevi görmüşlerdir. Ancak Beckenbauer öyle bir devrim yapmıştır ki savunmacının top dağıtabileceğini, dripling yapabileceğini, oyunu okuyabileceğini ve gol arayabileceğini herkesin gözüne sokmuştur.Baresi de modern futbola geçiş sürecine adım atmaya uğraşırken karşımıza yepyeni bir Beckenbauer çıkardı. İtalyan Beckenbauer. Baresi oyun görüşüyle herkesi şaşırtıyordu. Tekniği üst seviyedeydi. En önemli özelliği zamanlamasıydı. Ben yıllardır maç izlerim böyle zamanlama görmedim. Şöyle anlatayım. Rakip forvete top atacak kişinin, topu atma düşüncesinden önce forvetin önünde yerini alırdı. Pusuya yatardı tabiri caizse. Bunu görmek isteyen 94 İtalya – Brezilya finalini izleyebilir. Hatta mutlaka izleyin bence. Ölmeden önce görülmesi gerekenler konusuna girebilir o maçtaki Baresi performansı. Romario – Bebeto ikilisinin nerden baksan 15 – 20 hücum girişimini tek başına önledi. Harikalar yarattı. Tek şansızlığı penaltı atışlarında ilk penaltıyı kaçırmasıydı. Ama tüm ihale bilindiği gibi Baggio’ya kalmıştı.
Kaptan kelimesinin karşılığı olan Baresi, 20 yıl boyunca Milan’ın tüm savunma yükünü omuzlamaktan hiçbir şekilde kaçınmamış takımın tüm kahrını çekmiştir. Öyle bir kaptandı ki hoca olmadığında takıma idman yaptıran bir futbol kahramanıydı. Bir yerde okuduğum bir yorum vardı çok beğenmiştim. "Yaptığı müdahalelerin hiçbirinde "aman bu topa girersem halim nice olur" diye düşünmemiş, hep "bu müdahaleyi yapmazsam, kalemin hali nice olur" düşüncesiyle tekmeye seve seve kafasını sokup formasına duyduğu aşkın karşılığını veren bir adam Baresi."
Milan taraftarının "Steel Man" dedikleri Baresi, 20 yılda sayısız adamla aynı mücadele için ter dökmüş, bir çok başarıya imza atmıştır. Bunun yanında kötü günler de geçirmiştir. Önce kötüden bahsedelim. 1980'de İtalya'da bir başka bahis skandalı olan Totonero Skandalı patlak vermiştir. Milan ve birkaç kulüp küme düşürülmüştür. Bizim Çelik adam ise bu skandallar patlak verdiğinde gençliğinin baharında bu sıkıntıları çekmek zorunda kalmıştır.
Kariyeri boyunca 6 Serie A şampiyonluğunun yanı sıra 3 Şampiyonlar Ligi Kupası kazanmıştır. 3 Avrupa Süper Kupası ve Kıtalararası Kupa'da cabası. Bunun dışında tarihin en iyi takımlarının başında gelen kadroyla oynama şansı yakalamıştır. Hollanda efsanelerinin başını çektiği takım ortalığı kasıp kavururken, Gulit ve Van Basten şov yaparken arkada kale gibi duran Baresi vardı. Belki de rahatlıkları buydu. Baresi varsa bir şekilde o topu kale önünden uzaklaştıracağını bilirlerdi. Baresi topu hiçbir zaman beklemedi. Her zaman topa gitti. Bu yüzden rakiplerin bekleyen oyuncuları olduğu zaman üzerine kabus gibi çökerdi. Tam bir baş belası diyebilirim onun için. Rakiplerin bırak artık yakamı dediklerine eminim.
Düşük çoraplarıyla herkesin gönlüne taht kuran Baresi, UEFA’nın Pele’den istediği tarihin en iyi 125 futbolcu listesine girmiştir. Bir çok futbolcuya idol olmuştur. Bunlardan biri de Bülent Korkmaz’dır. Baresi, İtalya Futbolcular Birliği’nin (AIC) yaptığı değerlendirmeye göre de yüzyılın futbolcusu seçilmiştir. Schmeichel, Tassotti, Desailly, Maldini, Beckham, Rijkaard, Zidane, Giggs, Van Basten ve Raul’un aralarında bulunduğu 1992 – 2002 yılları arası Şampiyonlar Ligi'nin en iyi 11’inin içinde yer almıştır.
Efsane kaptan Milan tarihinde forması emekliye ayrılan ilk isimdir. Giydiği 6 numaralı kutsal forma müzelik olmuştur. Daha sonra Maldini’nin de forması Baresi’nin yanına transfer oldu hatırlarsanız. Şöyle bir şey var. İkisi de tüm kariyerlerini bu forma altında bitirmelerine rağmen taraftarlar arasında Baresi her zaman önde tutulmuştur. Baresi’nin kariyeri devam ederken hemen hemen her maçta açılan dev pankartlar kariyeri bitmesine rağmen ara sıra Baresi yazıları Giuseppe Meazza tribünlerinde yerini alır.
Baresi jübilesinde gol atan ender futbolculardan biridir. Jübilesinde çok duygusal anlar yaşanmıştır. Dönemin dünya üzerindeki en iyi futbolcuları bu karşılaşmada forma giymiştir. Bunların başında Gerets, Bergomi, Hierro , Redondo , Romario, Michel, Zico ve Careca ve olsa 5 gol daha atardı sözünün doğmasına sebep olan adam Maradona’yla Napoli’yi 4 nala koşturan Careca.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder